Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?; Araç değer kaybı, bir trafik kazası meydana geldikten sonra hasar gören ve tamir gören aracın kazadan önceki hasar görmemiş haliyle arasında meydana gelen fiyat farkıdır. Bir trafik kazası gerçekleştikten sonra kazaya karışan araç kusursuz denebilecek şekilde tamir edilse bile bir değer kaybı yaşayacaktır. Bu değer kaybı, araç ikinci el piyasasında satılmak istendiğinde önemli olacak, aracın daha düşük bir bedel karşılığında satılmasına sebep olacaktır. Bu sebeple değer kaybı durumunda nasıl dava açılacağı, davanın kimlere yöneltileceği ve bu davada hangi sürelere dikkat edilmesi gerektiği gibi hususlar oldukça önem arz etmektedir. 

Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Bir trafik kazası meydana geldiğinde kazanın oluşmasında kusursuz olan veya daha az kusuru bulunan taraf aracında bir değer kaybı meydana geldiği için mağdur olacaktır. İlgili hukuki düzenlemelere göre kusursuz ya da daha az kusuru bulunan taraf bu mağduriyetini gidermek için kusurlu tarafa yönelecektir. Kişinin mağduriyetini gidermek için öncelikle nasıl bir yol izleyeceği Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesinde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeye göre zarar gören kişinin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği ifade edilmiştir.  Yani kişi, meydana gelen trafik kazasında kusursuzsa veya karşı taraftan daha az kusuru varsa zararını karşılamak için dava açmadan önce, karşı tarafın aracının ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yazılı başvuru yaparak bu zararının tazminini isteyecektir. Bu başvuru dava şartı olup yerine getirilmeden dava açılması halinde dava reddedilecektir.

İlgili sigorta kuruluşu başvuruyu 15 gün içerisinde yanıtlamazsa veya kişi aldığı cevabın zarar miktarını karşılamaya yetmediğini düşünürse önünde iki seçenek olacaktır: Dava yolu veya Tahkim yolu. Dava açmak isteyen kişinin kazanın meydana gelme tarihinden itibaren iki yıl içerisinde Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak dava açması gerekmektedir.

Değer Kaybı İçin Kime Dava Açılır?

Araç değer kaybı davası açılacağı zaman, bu davanın kim tarafından açılacağı, kime/kimlere bu davanın açılabileceği ve bu dava sonucunda elde edilecek menfaatin ne olduğu hususları bilinmelidir. Aksi takdirde taraf sıfatı yokluğu sebebiyle dava reddedilebilecek veyahut kişi asıl elde etmek istediği menfaat için doğru dava sürecini başlatmamış olabilecektir.

Öncelikle bilinmelidir ki araç değer kaybı davasında davaya konu istem, kaza sırasında meydana gelen maddi hasarların tazmini değildir.  Kaza sonrası araçta meydana gelen hasarlar tamir olunduktan sonra aracın ilk haliyle arasında oluşan değer kaybıdır.

Bu davada davayı açan kişi yani davacı, aracı değer kaybına uğrayan kusursuz ya da daha az kusurlu taraftır. Bu kişinin dava açabileceği kimseler,

  • Karşı taraftaki araç sürücüsü
  • Ruhsat sahibi ile sürücü farklı kişilerse ruhsat sahibi
  • Bazı şartlarla ilgili sigorta veya kasko şirketleri’ dir.

Fakat bu son durumda, yani ilgili sigorta şirketine dava açılabilmesi için araç değer kaybı durumlarının da poliçe kapsamına dahil edilmiş olması gerekmektedir. 

Araç değer kaybı davası ile kazada meydana gelen maddi hasar haricinde araçta meydana gelen değer kaybının da kusurlu taraftan istenebilmesi, Borçlar Kanunu’nun 122. Maddesi sayesinde mümkün olmaktadır. Bu maddeye göre temerrüt faizi miktarını aşan bir zarara uğramış olan alacaklı, borçlu kendisinin bir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da borçluya karşılatabilecektir. Bu maddeye göre açılan davada, kazada kusuru bulunmadığını ispat edemeyen taraf araç değer kaybı miktarını da ödemeye mahkum edilecektir.

İlginizi Çekebilir; Araç Değer Kaybı Avukat Ücreti

Değer Kaybı İçin Avukat Şart Mı?

Hukuk sistemimizde; CMK md. 150, anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu gibi istisnalar dışında avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır. Bireyler hazırladıkları bir dilekçe ve ilgili usuli kurallara riayet etmek şartı ile bir avukat bulunmaksızın dava açabilir, açtıkları davayı takip edebilir. Yani hariç tutulan durumlar ayrı kalmak üzere araç değer kaybı davaları da dahil bireyler avukatla temsil olunmadan dava açıp davasını sürdürebilme konusunda özgürdürler.

Fakat hukuk düzenimiz böyle bir serbestlik sağlamış bulunsa da, değer kaybı gibi teknik detaylara hakimiyet gerektiren, sigorta şirketlerinin konuya dahil olduğu ve tahkim gibi birtakım farklı süreçlerin de yer aldığı bir dava çeşidinde bireylerin süreci profesyonel olarak yürütüp elde etmek istedikleri menfaatlere doğru şekilde ulaşabilmeleri hayli zor olacaktır. Kaldı ki uygulamada hukuk alanında eğitim almış ve aktif şekilde mesleğini yürüten avukatların bile birçoğu, sayılan sebeplerle araç değer kaybı davalarını üstlenmemeyi tercih etmektedirler. 

Yalnızca araç değer kaybı davalarıyla sınırlı olmamak üzere, genel anlamda bir hukuki süreç yürütüleceği zaman alanında uzman bir avukatla görüşerek süreci ona emanet etmek, ulaşılmak istenen menfaate mümkün olan en kısa sürede ve en tatmin edici şekilde ulaşmak için en güvenilir yoldur.

Yorum yapın