Kiracı Tahliyesi

Kiracı tahliyesi, yani kiracının kiralanan taşınmazdan tahliye edilmesi; kiraya veren kişinin yani malın sahibinin, kiracısını, kiraya verdiği taşınmazdan kanunda sayılan sebeplerle çıkartmasıdır. Kiracıyı tahliye etmek için gereken sebepler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda sayılmıştır. Kiracı tahliyesi neticesinde kiraya veren ile kiracı arasında kurulmuş olan kira sözleşmesi sona ermektedir. 

Kiracı Tahliyesi

Kira sözleşmesi kiraya veren ile kiracı arasında kurulan bir sözleşmedir. Bu sözleşmede kiraya veren, bir şeyin kullanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracı ise buna karşılık taraflar arasında kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlenir. Kira sözleşmesi, kendiliğinden sona erebileceği gibi örneğin belirli süreli kira sözleşmeleri,taraflardan birisinin belirtilen yükümlülüklere uymaması neticesinde de sona erebilir örneğin kiracının, kararlaştırılan kira bedelini ödememesi gibi.

Kiracı Tahliye Davası

Kiracı tahliye davası, kiraya veren kişinin, kiracısını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda sayılan sebeplerle kiraya verdiği taşınmazından çıkartabilmek için açtığı davadır. Tahliye davası, kira sözleşmesini sona erdirmektedir.

Kira sözleşmesi belirli süreli yapılsa dahi kira sözleşmesinin bitmesi kiracıyı evden tahliye etmek için yeterli değildir. Tahliye davası açabilmek için gerekli şartlar vardır. Belirttiğimiz gibi bu şartlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda sayılmaktadır.

  • Kiraya verenin kendisi, eşi, alt soyu ya da üst soyunun, kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri ihtiyacı olması durumunda,
  • Kiralanan malın imarı ya da yeniden inşası gerekiyorsa ve bu işlemler süresince kiralananın kullanılması imkansız ise,
  • Kiralanan malın el değiştirmesi durumunda taşınmazın yeni malikinin eşi, alt soyu ya da üst soyunun, kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyerine ihtiyacı olması durumunda,
  • Kiracının belirlenen kira sözleşmesinin ödememesi neticesinde kendisine iki haklı ihtar çekilmiş ise 
  • Kiracının aynı ilçe ya da belde sınırları içerisinde kendisinin veya eşinin kiraya veren kişinin sözleşmenin kurulduğu sırada bilmediği oturmaya elverişli konutunun bulunması durumunda, 
  • Kiracı, kiraladığı taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı bir şekilde üstlenmiş ise kiracı tahliye edilebilir.
  • Kiracı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirse dahi kiraya veren kişi on yıllık uzama süresini takip eden uzama yılının sonunda kira sözleşmesini herhangi bir sebebe dayanmaksızın feshedebilir.

Ev Sahibi Kiracıyı Evden Çıkarma Süresi

Ev sahibinin kiracıyı evden çıkarma süresi olağan fesih ya da olağanüstü fesih yollarının kullanılmasıyla değişmektedir. Olağan fesih, kiraya veren kişinin herhangi bir sebep gösterme mecburiyetinde olmaksızın kira sözleşmesini feshedebilmesidir. Örnek olarak belirli süreli kira sözleşmelerinde, sözleşme süresinin bitmesi, on yıllık uzama süresinin geçmesi verilebilir. Detaylandırmak gerekirse; belirli süreli kira sözleşmelerinde, kiraya veren kişi sadece kira sözleşmesinin sona erdiğini öne sürerek kiracısını tahliye edemez. Kiracı istemesi durumunda kira sözleşmesinin bitiminden on beş gün önce bildirimde bulunarak çıkabilir. Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde ise on yıllık sürenin geçmesinden sonra uzayan yılların bitiminden üç ay önce bildirimde bulunarak kiracı tahliye edilebilir. Kiraya veren kişinin, belirtilen süreler dolmadan yasal yollarla kiracısını tahliye etmesi mümkün değildir.

Olağanüstü fesih ise belirli bazı sebeplerin ortaya çıkması neticesinde bu sebeplere dayanarak kira sözleşmesine dava yoluyla son verilmesidir. Tahliye davası neticesinde hâkim tarafından verilmiş olan tahliye kararı hemen uygulanmaz. Kanun koyucu kiracıya yeni ev bulunması, evini taşıması gibi sebeplerden dolayı hemen tahliye mümkün kılmamıştır. Ayrıca tahliye kararının uygulanabilmesi için kararın kiracıya tebliğ edilmiş olması gerekmektedir. Kararın tebliğ edilmesinden itibaren on gün geçtikten sonra tahliye gerçekleştirilebilmektedir. 

Kiracının tahliye taahhütnamesi imzaladığı durumda tahliye olacağını taahhüt ettiği tarihte kiralanandan çıkması gerekmektedir. Taahhütnamenin belirli şartları vardır. Taahhütname kira sözleşmesinden sonra imzalanmış olmalıdır. Kiracının taahhütnameyi özgür iradesi ile imzalamış olması gerekmektedir. Taahhütnamenin bu şartları taşıması neticesinde kiracı belirtilen tarihte taşınmazı tahliye etmelidir. Kiracının taşınmazı tahliye etmemesi durumunda kiraya veren tahliye tarihinden itibaren bir ay içerisinde icra dairesine veya mahkemeye başvurabilir.

İlginizi Çekebilir; İzmir Kira Avukatı

Kiracı Tahliye Davası Ne Kadar Sürer?

Kiracı tahliye davasının ne kadar süreceği davayı görecek olan mahkemenin iş yoğunluğuna, dosyanın niteliğine, kiracının itiraz hakkını kullanmasına, delillerin toplanmasına, adli tatillere, duruşma aralıklarının uzunluğu, tarafların anlaşma durumu gibi etkenler neticesinde değişkenlik göstermektedir. Kiracının taşınmazı erken boşaltması durumunda dava daha kısa sürebilmektedir. Ayrıca davanın üst mahkemelere taşınması neticesinde de dava süresi uzamaktadır. Bu nedenle kiracı tahliye davasının ne kadar sürede sonlanacağına dair kesin bir süre verilemez. Yargıda hedef süre uygulaması kapsamında, kiracı tahliye davalarında belirlenen hedef yargı süresi üç yüz gündür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtildiği üzere, tahliye davalarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemedir. Ancak taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesi kesin yetkili mahkeme değildir. Dava, davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa edileceği yerdeki sulh hukuk mahkemesinde de açılabilmektedir.

Tahliye davası sonucunda mahkeme tarafından davanın kabul edilmesine ve kiracının tahliye edilmesi yönünde bir karar verilmesi durumunda kiraya veren kişi, kiracıya ilamlı icra takibi başlatabilmektedir. İlamlı icra takibi, mahkemenin vermiş olduğu kararın yerine getirilmesi için başvurulan bir takip yoludur. Bu durumda, lehine ilam alan kişi, ilama dayanarak icra dairesine başvurabilir.

Kiracıya İhtar Çekme Nasıl Yapılır?

Kiracıya ihtar noter aracılığıyla tebliğ ettirilmesi gerekmektedir. Bazı durumlarda sadece yazılı ya da sözlü bildirim yapılması yeterli görülmüştür. İhtar resmi şekle tabiyse yani ihtarın resmi şekilde yapılması öngörülmüş ise noter aracılığıyla gönderilmesi gerekmektedir. Ancak noter aracılığıyla çekilen ihtarname daha sonrasında ispat kolaylığı sağlamaktadır. Bu sebeple ihtarnamenin noter aracılığıyla tebliğ ettirilmesi gerekmektedir.

Kiracıya ihtarnamenin ne zaman çekileceği ihtarnamenin konusuna ve ihtarnamenin içeriğine göre değişiklik göstermektedir. Bu konuda birkaç örnek ver

  • Örneğin, taraflar arasında kararlaştırılan kira bedelini ödemeyen kiracıya iki haklı ihtarname gönderilmesi gerekmektedir. Çekilen ihtarların noter aracılığıyla olması taraflara ispat kolaylığı sağlamaktadır. İhtarname neticesinde kiracı temerrüde düşer, evden çıkarılabilir.
  • Evi özensiz kullanan, komşularına saygı göstermeyen kiracıya da kira sözleşmesini feshetmeden önce ihtarname gönderebilir. İhtarnameyle kiracıya en az otuz gün süre verilir ve bu süre içerisinde sözleşmeye aykırılığın giderilmesi istenir.
  • Kiraya veren kişinin kendisi, alt soyu ya da üst soyu, eşi, kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut veya işyeri ihtiyacı neticesinde kiracıya ihtarname çekilerek taşınmazdan çıkması istenebilir. Kira sözleşmesinin belirsiz süreli ise her altı ay bir kira dönemi kabul edilmekte ve kira döneminin bitiminden en az üç ay önce ihtarname çekilmelidir.

İhtarnameye gönderilmesine rağmen kiralanan malı tahliye etmeyen kiracıya karşı tahliye davası açılabilmektedir.

Kiracıya İhtarname Çekildikten Sonraki Süreç Nasıl Devam Eder?

Kiracıya ihtarname çekilmesinden ve çekilen bu ihtarnamenin muhatabına yani kiracıya ulaşmasından sonra; ihtarnamede öngörülen süre içerisinde, ihtarnamenin konusunu oluşturan edimlerin yerine getirilmemesi neticesinde ihtarnamenin içeriğine göre dava yoluna gidilmektedir.

İhtarnamenin muhataba ulaşması açısından noterden alınacak tebliğ şerhleri önemlidir. Tebliğ şerhleri, ihtarnamenin kiracıya ulaştığını kanıtlar niteliktedir.

Kiraya veren kişinin, kiracıya ihtarname çektikten sonraki süreçte ne yapması gerektiği, ihtarnamenin nasıl hazırlandığı ve ihtarnamenin konusunun ne olduğu gibi sebeplere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Çeşitli durumlarda çekilen ihtarnamelere örnek vermek gerekirse;

  • Kiraya verenin kendisinin, alt soyu ya da üst soyunun, eşinin veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut veya işyerine ihtiyacı olması durumunda kiracıya, kira döneminin bitiminden üç ay önce ihtarname çekilmesi gerekmektedir. Kiracının bu ihtarnameye rağmen evi tahliye etmemesi neticesinde tahliye davası açılabilmektedir.
  • Kiralanan malın imarı ya da tadilatı gerekli olduğu durumlarda da ihtarname gönderilebilir. Bu durumda imarın gerekli olması ve imar süresince evin kullanılmasına imkan bulunmaması gerekmektedir. Kira sözleşmesinin belirsiz olması durumunda kira döneminin bitimininüç ay öncesinde ihtarname gönderilmelidir.
  • Kiracının kararlaştırılan kira bedelini ödememesi durumunda ihtarname çekilebilir. İhtarnamenin çekilmesiyle otuz günlük bir süre verilir. Bu süre içerisinde kiracı, kira bedelini öderse sorun ortadan kalkacaktır. Aksi durumda tahliye davası açmak mümkündür.

Ev Sahibi Kendim Oturacağım Diye Kiracıyı Çıkarabilir Mi?

Ev sahibi kendim oturacağım diye kiracıyı çıkarabilmektedir. Kiracı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olsa dahi kiraya veren kişi kendi konut ya da işyeri ihtiyacı sebebiyle kiracısına tahliye davası açabilmektedir. Kişi bu davayı kendisi için açabileceği gibi eşi, çocukları ya da üst soyu olan anne ya da babası gibi kişiler için de açabilmektedir. Kişi çocuğunun ölmüş olması durumunda ölen çocuğunun çocukları için de tahliye davası açabilmektedir. Bu durum 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350. Maddesinde hükme bağlanmıştır.

Kiraya veren kişinin, kendi konut ya da işyeri ihtiyacına dayanarak kiracıyı çıkarması durumunda kullandığı bu dayanağın haklı ve samimi olması gerekmektedir. Aksi halde kanundaki şart sağlanamayacağından kiracının tahliyesi mümkün olmayacaktır.

Kira sözleşmesinin belirli süreli ya da belirsiz süreli olması durumunda izlenecek hukuki yollar değişmektedir. Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin belirli süreli olması durumunda, sözleşme bitiminden itibaren bir ay içerisinde tahliye davası açılmalıdır. Kira sözleşmesinin belirsiz süreli olması durumunda ise her altı aylık süre fesih dönemi olarak sayılmaktadır. Sözleşme bu altı aylık sürelerin sona ermesinde feshedilebilmektedir. Kiraya veren kişi, kiracıya bu altı aylık sürenin dolmasından üç ay önce ihtarname gönderilmelidir. Kiracının gönderilen ihtarnameye rağmen evi tahliye etmemesi neticesinde tahliye davası açılabilmektedir. 

Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin, kiraya veren kişinin kendi konut ya da işyeri ihtiyacından dolayı feshedilmesi ve kiracının tahliye edilmesi neticesinde, tahliye edilen taşınmaz üç yıl süresince eski kiracıdan başka birisine kiralanamamaktadır. Bu husus Türk Borçlar Kanunu’nun 355. Maddesinde belirtilmiştir.

Kirasını Düzenli Ödeyen Kiracı Nasıl Tahliye Edilir?

Kirasını düzenli ödeyen kiracının sebepsizcetahliye edilmesi mümkün değildir. Kira bedelini eksiksiz ve düzenli, yan yükümlülüklerini de tam olarak ödeyen kiracı temerrüt olgusuna dayandırılarak tahliye edilemez. Kira bedelini zamanında ödeyen kiracıyı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haklı fesih sebeplerine dayanmadan taşınmazdan tahliye etmek mümkün değildir. Kira bedelini düzenli olarak ödeyen kiracının tahliye edilebileceği durumlar şunlardır:

  • Kiraya verenin, kiralanan malı kendisi, eşi, alt soyu ya da üst soyu ve kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri ihtiyacı olması
  • Kiracının imzaladığı tahliye taahhütnamesi neticesinde
  • On yıllık kira sözleşmesinin sonunda kiraya veren herhangi bir sebep göstermesine gerek olmaksızın 
  • Kiralanan malın esaslı onarımı ve değişimi gerekli olmalıdır. Bu işlem süresince kiralanan malın kullanımının imkânsız olmalıdır.

Belirtilen şartların oluşması durumunda kiracının, belirlenen kira bedelini düzenli ödeyip ödememesine bakılmaksızın taşınmazdan tahliye edilebilir.

Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesi belirli süreli ise sözleşmede belirtilen sürenin sonunda bir ay içerisindetahliye davası açılabilir.

Sözleşmenin belirsiz süreli olması durumunda ise genel hükümlere göre fesih dönemi ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uygun olarak bir ay içerisinde tahliye davası açılabilir.

Kiracı Tahliye Taahhütnamesi Örneği

Kiracıyı, kiralanan maldan tahliye etmek için kullanılan hukuki yollardan birisi kiracı tahliye taahhütnamesidir. Tahliye taahhütnamesi, kiracının, kiralanan taşınmazı taahhütnamede belirttiği tarihte boşaltacağına dair yazılı olarak verdiği irade beyanıdır. Şekil şartlarına tabidir. Tahliye taahhütnamesi bir koşula bağlanmadan düzenlenmelidir. 

Kiracı tahliye taahhütnamesinin, kira sözleşmesinin yapılmasından sonra düzenlenmesi gerekmektedir. Taahhütname belgesi de konut ya da işyerinin teslim edildiği tarihten sonra verilmelidir.

Kiralanan malın aile konutu olduğu durumlarda kiraya taraf olan eşin de izin vermesi gerekmektedir.

Tahliye taahhütnamesi olmasına rağmen kiracı, kiralanan taşınmazdan çıkmazsa kiracının tahliyesi için kiraya veren, otuz gün içerisinde icra takibi başlatabilir ya da kiracının tahliyesi amacıyla otuz gün içerisinde tahliye davası açabilir. 

Taahhütnamede bulunan hususlar şunlardır:

  • Taahhüt edenin yani kiracının adı ve soyadı, T.C. kimlik numarası,
  • Mal sahibinin yani kiraya veren kişimin adı ve soyadı, T.C. kimlik numarası,
  • Tahliye edilecek kiralanan şeyin yani mecurun adresi,
  • Tahliye tarihi,
  • Kiracının, kiraladığı malı, belirttiği tarihte kiraya verenin ihtarına gerek kalmaksızın tahliye edeceğine dair olan irade beyanı,
  • Taahhüt tarihi,
  • Taahhüt edenin yani kiracının imzası

Kiracı Tahliye Kararını Temyiz Ederse Ne Olur?

Temyiz ile istinaf halk arasında sıkça karıştırılan iki kavramdır. İstinaf, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın maddi olaylar ve deliller yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından denetlenmesidir. Temyiz, tarafların ilk derece ve mahkemesinin vermiş olduğu kararı haksız ya da hatalı bulması durumda kullanabileceği yoldur. Temyiz neticesinde davalar Yargıtay’da incelenir. Yargıtay olay yargılaması yapamaz, kararların usul hukuku ve maddi hukuk kurallarına uyup uymadığı konusunda denetim yapar.

Tahliye davaları, kiraya veren tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davalardan birisidir. İlk derece mahkemelerinden birisi olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin verdiği hüküm kesin hüküm niteliğinde değildir. Bu nedenle kiracı üst mahkemelere başvurabilmektedir.Kiracı, tahliye kararını temyiz edemez ancak tahliye kararına karşı Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf başvurusunda bulunabilir. Ancak kiracının sadece istinaf yoluna başvurması tahliye kararının icrasını durdurmayacaktır.

Tahliye kararının durdurulabilmesi için istinaf başvurusunun yanında icranın geri bırakılması kararı da alınmalıdır. İcranın geri bırakılması yani tehiri icra, mahkeme kararıyla ödenmesine karar verilen paranın icra takibiyle istenmesi durumunda, işlemlerin üst mahkemece incelenmesi sonuçlanıncaya kadar durdurulmasıdır. Eğer kiracı icranın geri bırakılmasını istiyorsa üç aylık kira bedelini faiziyle dosyaya tevdi etmelidir.

İstinaf yoluna başvurma süresi Sulh Hukuk Mahkemelerinde ve diğer hukuk davalarında ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının davanın taraflarına tebliğ edilmesinden itibaren iki haftadır.

Kiracı Ev Sahibine Tazminat Davası Açabilir Mi?

Kiracı ev sahibine tazminat davası açabilir. Kiracı, kiralamış olduğu taşınmazın koşullarının kötüleşmesi, ev sahibinin kötü davranışları, yaşam hakkının tehlikeye girmesi gibi kira sözleşmesinin devamını katlanılmaz kılan önemli sebeplerin varlığı halinde ivedi fesih hakkını kullanabilmektedir. Tazminat miktarı haklı fesih nedeninin ne olduğu, kiracının uğradığı zararın ne kadar olduğu gibi sebeplere göre değişmektedir.

Kiracı, tahliye davasının sonunda kiralanan malı tahliye etmek zorunda kaldığı durumlarda tazminat talebinde bulunabilir. Ödenecek tazminat kiracının uğradığı zararın niteliğine göre maddi ya da manevi olabilir. Maddi zararlara, kiracının tahliye nedeniyle yaptığı harcamalar örnek verilebilir. Manevi zararlara ise kiracının tahliye nedeniyle yaşadığı stres, üzüntü, depresyon gibi psikolojik etkiler örnek olabilir.

Kiraya veren; kendisi, eşi, alt soyu ya da üst soyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut veya işyeri ihtiyacı neticesinde kiracıyı evden çıkarırsa daha sonrasında ‘yeniden kiralama yasağı’yla karşılaşır. Düzenlenen maddeye göre; ev sahibi kiracısını ihtiyaç nedeni ile çıkartırsa boşalan eve ihtiyaç nedeniyle oturacak kişi dışındaki kimseye o taşınmazı üç yıl boyunca kiraya veremez. Malikin ihtiyaç nedeniyle oturacak kişi dışındaki kimseye kiraya vermesi durumunda ise eski kiracısının öğrenmesiyle ev sahibine tazminat davası açma hakkı doğmaktadır.

Kiracı Tahliye Davası Masrafları

Kiracı tahliye davası masrafları diğer yargılama giderleri gibi her yıl Adalet Bakanlığı’nca belirlenen tarifelere göre değişiklik göstermektedir. Çeşitli masraflar mevcuttur. Bunlara olarak yargılama giderleri, avukat ücreti, tebligat ücreti, başvuru harcı, noter tarafından çekilen ihtarname ücreti gibi ücretler örnek verilebilir. Tebligat ücretleri de her yıl PTT tarafından belirlenmektedir. 

Dava açmak isteyen kişi yani davacı ilk olarak başvuru harcını ödemelidir. Harcın miktarına ilişkin de her yıl yeniden değerleme oranında değişiklikler yapılmaktadır. Yapılan değişiklikler 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda belirtilmektedir.

İhtarname, noter aracılıyla gönderilmelidir. Noter ücretleri, Noterlik Ücret Tarifesi ile belirlenir. Bu tarife her yıl Resmi Gazete ‘de yayınlanmaktadır. 

Davacı, ayrıca davayı bir vekil aracılığıyla takip etmek istiyorsa, tayin ettiği vekiline vekâlet ücreti ödemekle yükümlüdür. Vekâlet ücreti ise her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından yayınlanan avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen miktardan az olmamak zorundadır. Ayrıca davayı kaybeden yani aleyhine hüküm verilen taraf karşı taraf avukatlık vekâlet ücretini de ödemektedir.

Kiracı tahliye davalarında davayı açan taraf yani davacı, dava masraflarını ödeyerek işlemlere başlar. Davacının masrafları ödememesi durumunda dava açılmamış sayılır. Dava sonunda ise kusurlu olan yani aleyhine hüküm verilmiş taraf dava masraflarını ödemek durumundadır. Tarafların kısmen haklı ya da kısmen haksız çıktığı durumlarda yargılama giderleri tarafların haklılık oranlarına göre paylaştırılır.

“Kiracı Tahliyesi” üzerine 2 yorum

  1. Merhaba,
    Ankara’da, Çankaya semtinde, Çiğdem Mahallesindeki dairemiz Turyap tarafından 2021 Haziran tarihinde 1700 TL ye kiralandı.
    Kiracı, Turyap’a Odtü’de hoca olduğunu söylemiş ve kontratta bu belirtilmiş. Ancak bunun gerçek olmadığı, yalan olduğu soruşturma sonunda anlaşılmıştır.
    Halihazırda kişinin kendisi ve oğlu kiracı, yani iki adet kontrat oluştu, birinci kontrat Odtü’de hoca olduğunu söyleyen oğlu üzerinde ve babası kefil iken,
    oğlunun bir varlığı ve görevi olmaması nedeniyle baba üzerine ikinci kontrat yapıldı bu kontratın tarihi 2021 Haziran oldu.
    Kiracımız, girdiğinden itibaren sorunlar yarattı, Küvet çatladı, alt komşunun banyosuna su akıntısı oldu. Şofben yapılması için usta bulundu. Ustayı bir aya yakın eve sokmadı, alt komşu devamlı bize dava edeceğini bildiren whatsuptan yazılar yazdı. Komşumuzla kötü olmamıza sebep oldu.
    Girdiğinden bu güne kadar aidat ödemlerinde en az üç dört bazen on ay borçlu durumda ve kiraları hiç bir zaman zamanında ödememiştir.
    Kira Corona zamanında çok düşük bir miktarla başladığından bugünkü rayicin çok altında kalmıştır, şu anda 15-20 arasında kira bedeli olan dairede 3500 tl ye oturmaktadır.
    Tüm bu nedenler dolayısı ile tahliye edilmesini istiyoruz.
    Bu konuda önerileriniz nedir, nasıl bir yol izleyelim.

    Teşekkürler,
    Hasan Gündoğmuş

    Yanıtla

Yorum yapın