Miras Reddi Hakkı Kimlere Verilir?

Miras Reddi Hakkı Kimlere Verilir?; Reddi miras, kişilerin kanunen kendine geçen mirası kendi isteğiyle reddetmeleridir. Miras, üzerinde hak ve borçlarla bir bütün olarak mirasçılara geçer. Bu durum, mirasçıların külli halef oluşu ile açıklanır. Bu şekildeki haleflik durumu, mirasçıların mirası reddetmelerine bir etken oluşturabilecektir.

Miras Reddi Hakkı Kimlere Verilir?

Miras reddinin hukuken sonuç doğurabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nda düzenlemelere yer verilmiştir. Miras reddi, yasal ve atanmış mirasçılar tarafından Sulh Hukuk Mahkemesi’ne beyanla yapılmalıdır. Reddi mirasın söz konusu olabilmesi için miras bırakanın hayatta olmaması gerekmektedir. Bunun sebebi mirasın, miras bırakanın ölümüyle mirasçılara geçmesidir. Miras bırakan hayattayken miras, mirasçılara geçmeyecektir. Bu sebeple mirasçılar külli halef haline de gelmeyecektir. Mirasçılar kendilerine geçmemiş yani hak ve borçları doğmamış miras üzerinde ret talebinde bulunamayacaktır.

Miras Reddi Hakları Kimlere Verilir? 

Miras reddi hakkı Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesine göre yasal ve atanmış mirasçılara verilmiştir. Mirası reddetme hakkı, mirasçıdan kendi mirasçısına da geçebilecektir. Bunun için mirasçının reddi miras hakkını kullanmadan ölmüş olması gerekmektedir.

Yasal mirasçıların kim olduğu Türk Medeni Kanunu’nun 495 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’na göre yasal mirasçılar:

  • Kan hısımları,
  • Sağ kalan eş,
  • Evlatlık,
  • Devlet,

Şeklinde düzenlenmiştir. Kan hısımları başlığı altında altsoy, ana ve baba, büyük ana ve büyük baba, evlilik dışı hısımlar belirtilmiştir. Evlilik dışı hısımlar; soy bağı, tanıma, hakim hükmüne dayanılarak kurulmuş hısımlıklardır. Bu şekilde kurulan hısımlıklar evlilik içi hısım gibi mirasçı sayılacaktır. Evlatlığın hısımlığında dikkat edilmesi gereken husus, evlatlık ve alt soyunun evlat edinene mirasçı oluşudur. Evlat edinen ve hısımlarının evlatlığa mirasçı olması imkan dahilinde değildir. Devletin yasal mirasçı konumuna gelmesi, kişinin mirasçısı olmadan ölmesi durumunda gerçekleşir.

Atanmış mirasçılar, murisin iradesine bağlıdır. Muris, kendi iradesiyle mirası üzerinde tasarrufta bulunur ve mirasından yasal mirasçısı olmayan birinin yararlanmasını sağlar. Böylece atanmış mirasçı gündeme gelir.

Mirası Reddeden Mirasçının Payı Kime Kalır?

Mirası reddeden mirasçının payının kime kalacağı Türk Medeni Kanunu’nun 611. maddesinde hükme bağlanmıştır. İlgili maddeye göre mirası reddeden yasal mirasçının payı, mirastaki hak sahiplerine geçecektir. Bu hak sahipleri, mirası reddeden mirasçı sağ değilmiş gibi belirlenecektir. Mirası reddeden mirasçı atanmış mirasçıysa onun payı, miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalacaktır. Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundaki iradesine bakılır. Bu tasarruftaki iradesinde en yakın yasal mirasçılardan farklı bir irade yer alıyorsa tasarruftaki hüküm uygulanacaktır.

En yakın yasal mirasçıların hepsi mirası reddederse farklı bir uygulama ortaya çıkacaktır. Bu husus Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesinde belirtilmiştir. Bu halde miras, iflas hükümlerine göre tasfiye edilecektir. Tasfiye edecek merci, Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Tasfiye gerçekleştikten sonra arta kalan değerler ise mirastaki hak sahiplerine verilecektir.

Altsoyun tamamının mirası reddetmesi halinde, Türk Medeni Kanunu’nun 613. maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bu durumda mirası reddedenlerin payı, sağ kalan eşe geçecektir.

Kişi Sağ İken Reddi Miras Nasıl Yapılır?

Reddi miras talebinde bulunulabilmesi için miras bırakanın ölmüş olması gerekmektedir. Miras bırakanın sağ olması durumunda reddi miras talebinde bulunulması, hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu aykırılığın sebebi mirasın, miras bırakanın ölümü ile mirasçılara geçiyor olmasıdır. Mirasçılar, kendi iradeleri dahilinde olmadan kanunen geçen mirasa karşı ret talebinde bulunuyorlardır. Mirasçıların onayı dahi aranmadan mirastaki borçlar da dahil olmak üzere hak ve yükümlülükler yasal ve atanmış mirasçılara geçecektir. Mirasçılar bu sebeplerle reddi miras talebinde bulunmaktadır. Kişi ölmemişse miras, mirasçılara kendiliğinden geçmeyecektir. Kendilerine geçmeyen mirasa karşı kişilerin ret talebinde bulunması anlamsızdır. 

Kişi sağ iken reddi miras talebi yapılamasa da mirasla ilgili diğer işlemler yapılabilir. Bu işlemlere örnek olarak mirastan feragat sözleşmesi verilebilir. Mirasın reddedileceği yönündeki irade, miras bırakan sağ iken bulunuyorsa bu sözleşme yapılabilir. Mirastan feragat sözleşmesi yapılmasıyla sözleşmenin tarafı olan mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybedecektir. Bilindiği üzere miras bırakanın ölümü halinde miras, mirasçı olanlara geçmektedir. Feragat sözleşmesi imzalayan mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybetmiş olacağından miras bu kişiye geçmeyecektir. Böylece mirasın reddi talebindeki amaçlanan husus, miras bırakan sağken hüküm altına alınmış olacaktır.

Reddi Miras Yapanın Borcu Çocuğa Geçer Mi?

Mirası reddeden mirasçının borçlarının çocuğa geçmesi istisnai bir haldir. Bu durum, Türk Medeni Kanunu’nun 611. maddesinde öngörülen halin gerçekleşmesiyle mümkün olacaktır. İlgili hükme göre yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi halinde reddeden mirasçının payı, miras üzerinde hak sahibi olanlara geçecektir. Bu pay geçişi reddeden mirasçı sağ değilmiş gibi düzenlenecektir. Hal böyle olunca sağ değilmiş gibi kabul edilen mirasçının payında, çocuğu da hak sahibi olarak yer alacaktır. Böylece borçlar çocuğa geçmiş olacaktır.

Reddi miras yapılırken amaç, genellikle borçlardan kurtulmaktır. Miras, hak ve borçları kapsamak suretiyle tamamen mirasçılara geçmektedir.  Mirasçı, irade beyanında bulunmaksızın miras bırakanın alacaklılarının muhatabı haline gelmektedir. Usulüne uygun şekilde yapılmış miras reddi ile mirasçı, mirası tamamen reddetmektedir. Böylece miras üzerindeki haklardan yararlanamayacak fakat borçlardan da sorumlu olmayacaktır. Sonuç olarak mirasçı, borçlardan sorumlu olmamış olacaktır. Bu durumda mirasçının ölümü ile de kendi mirasçısı olan çocuğuna miras yoluyla borç geçmeyecektir.

Yorum yapın