Nafaka Artırım Davası Nedir? Şartları Dilekçesi

Nafaka, aile kuran çiftlerin evliliklerinin boşanma ile sona ermesinin ardından ya da boşanma süreci devam ederken, maddi durumlarına göre belirlenen ve maddi anlamda darlığa düşecek tarafa ödenmesi hükmedilen paradır. Nafaka türleri dörde ayrılmaktadır:

  • Tedbir nafakası: Sadece boşanma davası devam ederken maddi olarak güçlüğe düşecek tarafın yararlanacağı nafakadır. Talebe bağlı olmaksızın mahkeme tarafından tesis edilir ve karar kesinleşene kadar devam eder. Boşanmanın gerçekleşmesi ile sona erer.
  • Yoksulluk nafakası: Boşanma sonrasında maddi olarak güçlüğe düşen yani yoksullaşan tarafa ödenen nafakadır. Eşlerin maddi durumlarına göre, cinsiyet fark etmeksizin hüküm kurulur. Talep halinde geçerlidir ve nafaka isteyen eşin kusur durumu diğer eşten az olmalı veya hiç kusuru olmamalıdır. 
  • İştirak nafakası: Boşanma veya ayrılık kararı sonrasında, müşterek çocukların bakım ve giderlerine katılmak üzerine, velayeti kendisinde olmayan eşin ödediği türdür. Boşanma davası neticesinde veya boşanmanın ardından ayrıca açılacak dava ile istenebilir. 
  • Yardım nafakası: yardım edilmediği zaman yoksullaşacak alt soya veya üstsoyuna ya da kardeşlerine ödenen nafakadır. 

Nafaka artırım davası sonucunda boşanmış eşlerin maddi durumlarında değişme olması halinde ve hakkaniyete uygun olması şartıyla, mahkemece yeniden belirlenip nafaka miktarının artırılmasına karar verilebilmektedir. 

Nafaka Artırım Davası Nedir?

Nafaka, boşanma kararıyla veya boşanmanın ardından nafaka talepli açılan bir dava ile veya (yardım nafakası) boşanmadan ayrı bir dava yoluyla talep edilebilmektedir. Bu davalar neticesinde dönemin ekonomik koşullarına ve nafaka yükümlüsünün nafakayı ödeyebilme gücüne yani sosyal ve maddi durumuna göre bir oranlama yapılarak nafakaya hükmedilir. Nafaka verilmesindeki amaç, ne miktarı düşük tutarak nafaka alacaklısını mağdur etmek ne miktarı yüksek tutarak nafaka alacaklısını sebepsiz zenginleştirmeli ne de nafaka yükümlüsünü ödemeden aciz duruma düşürmelidir.

Bahsedilen davalar, hükmedildiği dönem ve koşullarına göre belirlenir. Zaman geçtikçe sosyal hayat ve ekonomik durumlar da değişmektedir. Buna göre lehine hükmedilen nafaka ile ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken nafaka alacaklısı, nafaka miktarının arttırılması amacıyla nafaka yükümlüsüne dava açabilme hakkına sahiptir. 

Örneğin 2022 yılında boşanma davası neticesinde lehine aylık 500,00 TL iştirak nafakası olarak hükmedilen bir çocuk için bu miktar 2023 yılında yetersiz kalacaktır. Artan enflasyon ve güçleşen yaşam koşulları nedeniyle çocuk lehine hükmedilen nafaka ile gereksinimlerin karşılanması oldukça zor olacaktır. Bu nedenle lehine nafakaya hükmedilen kişi, belirli şartların varlığı ve bunun ispatlandığı hallerde nafakanın arttırılması amacıyla bu davayı açabilir. Bu davayı açma sebepleri arasında müşterek çocuğun okula/kursa başlaması sebebiyle masraflarının artması, nafaka yükümlüsünün maddi durumunda olumlu gelişmelerin olması, nafaka alacaklısının maddi durumunda olumsuz gelişmelerin olması sebepleri sayılabilir.

İlginizi Çekebilir; İzmir Boşanma Avukatı

Nafaka Artırım Dilekçesi

Nafaka artırım davasının açılması, tıpkı diğer birçok davada olduğu gibi dilekçenin görevli ve yetkili mahkemeye sunulması ile başlamaktadır. Nafaka artırım davası vekil ile açılabileceği gibi asilin kendisi de açabilmektedir. Bu davanın dilekçesi de HMK’da yer alan şartları sağlamalıdır. Bu davada görevli mahkeme aile mahkemesidir yetkili mahkeme ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.

……(nafaka alacaklısının yerleşim yeri) NÖBETÇİ

AİLE MAHKEMESİ’NE

DAVACI : nafakanın artırımını isteyen nafaka alacaklısı ad soyadı T.C. kimlik numarası

Adresi: 

DAVALI : nafaka yükümlüsünün adı soyadı T.C. kimlik numarası

Adresi: 

KONU : 2021/9999 E. Ve 2023/999 K. Sayılı kararla hükmedilen … nafakasını artırılması taleplidir.

AÇIKLAMALAR:

Bu kısımda öncelikle nafaka alacaklısına hükmedilen nafakanın ne zaman ve hangi mahkemece verildiği açıklanmalıdır. Nafakanın kim/kimler için ve ne kadar miktarda hükmedildiği, hangi tarihten itibaren kesinleşerek ödenmeye başlandığı belirtilmelidir. Birden fazla çocuk varsa bunlara hükmedilen nafaka miktarları ayrı ayrı belirtilmelidir. Yoksulluk nafakası da varsa bu da nafaka kalemleri arasında yazılmalıdır.

Açıklamalar kısmının devamında bu davayı açmaya neden olan geçerli sebeplerin ileri sürülmesi gerekmektedir. Bu husus yine nafakanın türüne göre değişiklik gösterir. İştirak nafakasının artırımı için açılmakta olan bir dava ise müşterek çocuğa verilen nafakanın yetersizliğinden bahsedilmelidir. Örneğin nafakanın özellikle gerçekleşen yüksek enflasyon ve artan ihtiyaçlara yetmemesi sebepleri dile getirilebilir. Ya da çocuğun okula başlaması ile fazlalaşan masrafların hükmedilen nafaka ile karşılanmasının mümkün olmadığı somut ve açık şekilde ifade edilmelidir.

HUKUKİ NEDENLER: burada dava konusuna ve yargılamaya ilişkin kullanılması muhtemel kanun maddeleri veya numaraları yazılır. Hakim burada yazanlarla bağlı değildir.

HUKUKİ DELİLLER: bu kısımda nafakanın neden arttırılması gerektiğinin ispatı açısından yararlı olacak deliller eklenir. Örneğin lehine yoksulluk nafakası hükmedilen eşin kira bedelinin artması nedeniyle yoksulluğa düşmesini destekleyecek şekilde kira bedeli dekontları, iştirak nafakasının artırımı açısından müşterek çocuk için yapılan giderlerin faturaları. Örneğin aylık okul masrafları, kıyafet harcamaları, kurs yeri giderleri vs.

SONUÇ VE TALEP: Dilekçemizde açıklanan nedenlerle;

  • Haklı davamızın kabulüne
  • ….. TL olan nafakanın hakkaniyete ve yaşam koşullarına göre arttırılmasına ve hükmedilen nafakanın her yıl TÜFE oranında artış yapılmasına karar verilmesini talep ederiz” 

şeklinde belirtilmeli ve talep net olarak açıklanmalıdır.

Nafaka Artırım Davası Reddi

Nafaka, boşanma sonucunda yoksulluk çekecek eşe, varsa müşterek çocuğun bakım ve giderlerine katılmak amacıyla çocuğa, boşanma davası devam ederken tedbiren hükmedilen tedbir nafakası şeklinde çocuk ve eşe ve bunların haricinde yoksul durumdaki kardeş lehine hükmedilebilmektedir. Nafakaya ihtiyaç duyan kimseler bazı nafakaları boşanma davası sürecinde talep edebilecekleri gibi, boşanmadan ayrı bir dava ile de talep edebileceklerdir. 

Nafaka artırım davasının açılabilmesi için öncesinde nafakaya hükmedilmiş olması gerekir. Hükmedilen bu nafaka zaman içerisinde çeşitli sebeplerle nafaka alacaklısına yetmeyecek duruma gelebilmektedir. Ülkesel koşullar, enflasyon, salgın hastalıklar, döviz kurunun dengesizleşmesi sonucunda artan fiyatlar sebebiyle nafakalar yetersizleşiyor. Artan masraflar, örneğin çocuğun okula başlaması, ansızın hastalanması sonucu tedavi giderlerinin çoğalması, var olan nafakanın bunlara yetmemesi bu davanın açılmasını gerektirir.

Nafaka artırım davasının açılmasının ardından hakim ileri sürülen tüm durumları ayrıca değerlendirecektir. Burada baskın olan değerlendirme, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının samimi, gerçek ve mevcut nafaka ile karşılanamıyor olması gerekir. Bununla birlikte nafaka borçlusunun arttırılacak nafakayı karşılayabilmesi ve hakimin de buna kanaat getirmesi ya da yapılacak araştırma neticesinde ödeyebilme gücünün varlığı sonucuna varması gerekir. 

Nafaka artırımına ihtiyacın samimi olmadığı kanaatine varan mahkeme bu istemi reddedecektir. Mahkeme yalnızca nafaka artırımının reddine karar verebilir. Hükmedilen nafakanın ortadan kaldırılmasına karar verme yetkisi yoktur. Nafakanın kaldırılmasını isteyen borçlu bunu karşı dava açarak nafakanın indirimi veya kaldırılması şeklinde talep edebilir.

Nafaka Artırım Davası Şartları

  • Önceden hükmedilmiş ve henüz ortadan kalkmamış bir nafaka borcu olmalıdır.

Nafaka artırım davası, adı üzerinde daha önce var olan bir nafakanın artırımı talepli olarak açılan bir davadır. Yani şartlardan biri bu dava açılmadan önce lehine hükmedilmiş bir nafakanın var olmasıdır. Aksi halde olmayan bir nafakanın artırım davası da reddedilecektir. Buradan çıkan sonuç şudur: nafaka istemli açılan davada aynı zamanda bu nafakanın artırımı da istenemez. Nafakaya, boşanma davasıyla ya da bu davadan ayrı açılan bir dava ile hükmedilebilir. Nafaka artırım davası da hükmedilmiş nafakanın varlığına bağlıdır, nafaka ödeme borcunun ortadan kalkmamış olması gerekmektedir.

  • Nafaka alacaklısının veya lehine nafakaya hükmedilen kişinin gereksinimlerinin artması ve hükmedilmiş bu nafakanın bu ihtiyaçları karşılayamaması

Şartlardan bir diğeri, nafakanın artırımını gerektirecek şekilde gelişmelerin yaşanmasıdır. Bunlar ekonomik, sosyal, fiziksel gibi hallerde değişikliklere bağlı olabilir. Hükmedilen nafakanın artık gereksinimleri karşılamadığı durumlarda pek tabi nafakanın artırımı istenebilir. Enflasyonun artması, ihtiyaçların çoğalması, nafakanın hali hazırda bu gereksinimlere yetmemesi nafaka artırım davasının açılabilmesinin diğer bir şartıdır.

  • Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun olumlu yönde gelişmesi 

Nafaka alacaklısı, her ne kadar ihtiyaçlarının artması ve güncel nafaka miktarının bunları karşılamaya yetmemesi sebebiyle nafakanın artırımına ihtiyaç duysa da, artırıma hükmedilmesi sonucu nafaka borçlusu bunu ödeyebilecek halde olmasına bağlıdır. Borçlunun bunu ödeyememesi halinde dava kısmen veya tamamen reddedilecektir.

Nafaka Artırım Davası Yetkili Mahkeme

Nafaka artırım davası bir inşai davadır. İnşai dava, mevcut olan bir durumun ortadan kalkmasını veya durumun içeriğinin farklılaştırılması ya da yeni bir hukuki olgunun meydana getirilmesi amacıyla yöneltilen davalardandır. Etkisi gelecek zamanda görüldüğü için etki doğurması kararın kesinleşmesine bağlıdır. Nafaka artırım davası da hükmedilmiş nafaka miktarının artık nafaka alacaklısına yetmemesi sebebiyle açılır ve nafaka miktarının artırılması talep edilir. Görülmektedir ki burada, hukuki durumun değişikliği söz konusudur. 

Nafaka artırım davası neticesinde, nafaka alacaklısının alacak miktarı artacaktır. Nafaka alacağı genellikle para şeklinde ödenmektedir. Kanun hükmüne göre irat şeklinde ödeneceği de kararlaştırılabilmektedir. Bu 89’a göre para borçları alacaklının ikametgâhında ödenmesi gerektiğinden, alacaklıya götürülecek borçlardan sayılmaktadır. Nafaka borcu da para borcu olduğundan bu borcun artırımına ilişkin davalar da alacaklının yerleşim yeri mahkemesi yetkili mahkemedir. 

Bu genel kuraldan evleviyetle çıkarılan bir yorum olmakla birlikte, nafaka davalarında yetki hususu Türk Medeni Kanunu madde 177’de bizzat ele alınmıştır. Bu hükme göre boşanma davasının ardından açılan nafakaya ilişkin davalarda yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Madde gerekçesinde, nafaka alacaklısı, artırım talebiyle açtığı davalarda zaten ekonomik anlamda zor durumdan kurtulmak amacını gütmektedir. Zaten katlanmak zorunda olduğu durumlar oldukça fazla olduğundan bir de nafaka borçlusunun yerleşim yerini takip edip, onun yerleşim yeri mahkemesinde dava açma yükümlülüğünden kurtarılmak istenmiştir. Yani amaç az da olsa nafaka alacaklısının hakkını aramasının kolaylaştırılmasıdır. 

Nafaka Artırım Davası Kaç Duruşma Sürer?

Nafaka artırım davası Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenen ve madde 316’da ele alınan yargılama usulleri başlığı altında basit yargılama usulüne tabi dava ve işler altında ele alınmıştır. Buna göre HMK madde 316/1-ç bendine göre nafakaya ilişkin her türlü dava basit yargılama usulüne tabidir. 

Basit yargılama usulü, kural olarak kamu düzeninden kaynaklanması sebebiyle, bu usule tabi iş ve işlemlere yönelik uyuşmazlıkların çözümü hızlı olması gerektiğinden, uyuşmazlıklar normal yargılama usulüne göre daha çabuk şekilde çözüme bağlanır. Bu usulde replik ve düplik yani cevaba cevap ve cevaba cevaba cevap dilekçeleri safhası yer almamaktadır. Bu nedenledir ki basit yargılama usulüne tabi bir davada dilekçeler kısmı oldukça önemlidir. Delillerin ve taleplerin açıkça belirtilmiş olması, şüpheden uzak ve yeterli olması gerekmektedir. Aksi hali yargılamanın uzamasına sebep olacaktır. 

Nafaka artırım davasının basit yargılama usulüne tabi olduğu bizzat kanun hükmünden anlaşılmaktadır. Nafaka artırım davası daha çok, nafaka alacaklısının artık mevcut nafaka miktarı ile geçinememesi durumunda açılan ve keyfiyete bağlı olmayan davalardandır. Bu nedenle hızlı şekilde de hızlı şekilde sonuçlandırılması nafaka alacaklısının daha fazla hak kaybına uğramaması için önemlidir. 

Nafaka artırım davasında dilekçelerle beyan edilen hususlar mevcut hal hakkında yeterli ise hakim duruşma yapmadan da uyuşmazlık hakkında karar verebilecektir. Ancak uygulamada bu pek mümkün değildir. Gerekli kurumlara yapılan müzekkerelerin cevaplarının beklenilmesi, dosyanın gerektiği durumda bilirkişiye havalesi, tanıkların hazır edilmesi ve dinlenilmesi gibi durumların varlığı duruşma sayılarını ve dolayısıyla dava sürecini uzatmaktadır. Bir sayı vermek mümkün olmamakla birlikte, bu davalar 2-3 duruşma sonunda karara bağlanmaktadır.

Nafaka Artırım Davası Kaç Yılda Bir Açılır?

Nafaka artırım istemi dava yoluyla talep edilmektedir. Her davada olduğu gibi nafaka artırım davasında da davanın kabulü için hukuki yararın varlığı şarttır. Hukuki yarar bir dava şartıdır ve yokluğu halinde dava usulden reddedilir. Nafaka artırım davası için de geçerli olan bu şartın sağlanması gerekir. Buna göre nafaka artırımının nafaka alacaklısı için gerekli ve samimi olduğu mahkemeye aktarıldığı takdirde hukuki yarar şartı sağlanacaktır.

Nafaka artırım davasının açılması herhangi bir süre şartına bağlı tutulmamıştır. Bu davanın açılabilmesi için öncelikle hükmedilmiş bir nafakanın bulunması zorunludur. Kendisine hiç nafaka hükmedilmeyen kimse, öncelikle nafaka talepli bir dava açmalıdır. Nafakaya boşanma davası sırasında hükmedilebileceği gibi, boşanmadan farklı bir dava ile de hükmedilebilmektedir. Boşanmadan ayrıca bir dava yoluyla nafaka talebi için yine görevli ve yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin kurulmadığı yerlerle görevli mahkeme, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesidir. 

Nafaka artırım davası, hali hazırda alınmakta olan nafaka miktarının nafaka alacaklısına yetmediği, onun ihtiyaçlarını karşılamadığı durumlarda her zaman açılabilmektedir. Bu davanın açılmasının akabinde nafakanın artırımına karar verilebilmesi için artırım isteğinin samimi olması, nafaka alacaklısının gereksinimlerinde önemli artışların olması veya nafaka borçlusunun ekonomik durumunda fark edilebilir bir ayrımın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu koşulların varlığı halinde süreye bağlı olmaksızın her zaman nafaka artırım talebiyle dava açılabilir. 

Yorum yapın