Tenkis Davası

Tenkis davası, Türk Medeni Kanunu’nun 560 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Tenkis davasında kural olarak saklı pay sahibi olan mirasçılar hak arama yoluna giderler. İstisnai durumlarda, saklı pay sahibi mirasçıların alacaklıları da dava yoluna başvurabilmektedir. Tenkis davası, ihlal sebebiyle açılır. İhlal edilen saklı pay sahibi mirasçıların mirastaki paylarıdır.

İhlal, murisin sağlığında veya ölüme bağlı tasarruf hallerinde meydana gelebilir. Murisin kazandırmaları, saklı pay sahibi mirasçıların hakkını ihlal etmektedir. Miras bırakan tasarruf özgürlüğünü aşmıştır. Bu durumda Türk Medeni Kanunu’nda ifade edildiği üzere haklarını elde edemeyen saklı pay sahibi mirasçılar dava yoluna başvururlar. Saklı paylarını aşan kısmın iptali için hukuki sürece katılırlar.

Tenkis Ne Demek

Tenkis; sözlük anlamı itibarıyla eksiltme, azaltma anlamlarına gelmektedir. Miras ve hukuk anlamında ise saklı payları ihlal edilen hak sahiplerinin haklarının korunmasına hizmet eder. Kazandırmalar, ihlal edilen oranda etkisizleştirilecektir. Tenkis sayesinde mirasçılık hakları ve miras payı korunur. Miras bırakan kazandırmalarda bulunurken saklı pay sahiplerini de gözetmelidir.

Miras bırakanın bu davranış yükümlülüğüne aykırı davrandığı durumlar olabilir. Bu durumlarda, hak sahipleri tenkis davasıyla haklarını arama yoluna giderler. Kazandırmaları yasal sınıra uygun hale getirmeyi amaçlarlar. Tenkis sayesinde haksız veya hileli kazandırmaların önüne geçilir. Tenkis, mirasçıların talebi üzerine vuku bulacaktır. Mirasçılar, miras bırakanın kazandırmalarına saygı duyabilir. Bu durumda ihlal, kendiliğinden indirilmeyecek veya ortadan kaldırılmayacaktır. Kazandırma, saklı pay ihlal ettiği gerekçesiyle geçersiz hale gelmeyecektir. 

Muris, malvarlığı üzerinde kötü niyetle hareket edebilir. Bu hallerden biri, saklı pay sahibi mirasçılardan mal kaçırma amacıyla hareket edilmesidir. Bu durumun düzeltilmesi için yapılan işlem, tenkistir. Miras hukuku gereği murisin terekedeki yetkisi sınırlanır. Sınırın aşılması durumunda tenkis ile hak kayıplarının giderilmesi amaçlanır. Bahsedilen sebeplerle tenkis işleminin yapılması ve dolayısıyla tenkis davasının açılması ancak murisin ölümünde meydana gelebilir. 

İlginizi Çekebilir; İzmir Miras Avukatı

Tenkis Davası Nedir?

Tenkis davası, saklı pay sahibi mirasçılara tanınmış bir hukuki süreçtir. Miras bırakanın, saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal etmesiyle bu sürece başvurulur. Saklı paya zarar gelmesinin engellenmesi veya zararın azaltılması amaçlanır. Tenkis davası, yenilik doğuran bir davadır. Saklı pay sahibi mirasçılar, murisin işlemlerinin kendi saklı paylarına uygun şekilde düzenlenmesini talep ederler.

Miras bırakanın iradesi, saklı paylar oranında sınırlandırılmış olur. Saklı pay sahibi mirasçılar bu davalarında kendi paylarını savunacaklardır. Miras bırakanın kendi paylarını aşan kazandırmalarının haksız olduğunu veya paylarını azalttığını ya da ortadan kaldırdığını ileri sürerler. Talepleri mahkemece kabul edilirse tenkis belirli bir sıralama uygun olarak yapılacaktır.

Türk Medeni Kanunu’nun 570. maddesine göre ölüme bağlı tasarruflardan başlanır. Saklı pay karşılanmamış olursa sağlar arası kazandırmalara geçilir. Sağlar arası kazandırmaların en yeni tarihlisinden başlanır. Kazandırmalar kamu tüzel kişileri veya kamuya yararlı dernek ve vakıflara gerçekleşmiş olabilir. Böyle bir durumda bu kazandırmalar en son sırada tenkise tabi tutulacaktır. Tenkis davasında görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Tenkis davasında yetkili mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 576. maddesine göre miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. 

Tenkis Davası Zamanaşımı 

Tenkis davası ile hak talebi için süreler Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesinde öngörülmüştür. Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükmünde bir ve on yıllık süreler hükme bağlanmıştır. Bahsedilen süreler hak düşürücü niteliktedir. Bu sebeple süreleri hakim kendiliğinden dikkate alabilecektir. Bir yıllık sürenin başlayabilmesi için mirasçılar, saklı paylarının zedelendiğini öğrenmelidir. Öğrenme tarihinden itibaren bir yıl geçmesiyle tenkis davası açma hakkı düşer. Tenkis davası açılabilmesi için on yıllık üst süre öngörülmüştür.

Türk Medeni Kanunu’na göre on yıllık süre vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinden başlar. Dolayısıyla mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrenmelerinden itibaren bir yıl geçmesiyle dava hakkı düşer. Ayrıca her halde vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl geçmekle de dava hakkı düşecektir.

Tenkis davası açılabilmesi için miras bırakanın hayatta olmaması gerekir. Bu yüzden saklı pay sahibi mirasçılar ihlali öğrense bile miras bırakan hayattaysa bu haklarını kullanamayacaklardır. Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen bir yıllık süre, miras bırakanın ölümünden itibaren başlayacaktır.

Saklı pay ihlali sebebiyle iptal edilen bir tasarruf, bir öncekine geçerlilik kazandırıyor olabilir. Örneğin bir tasarrufu ortadan kaldıran tasarruf, iptal edilmiştir. Böylece önceki tasarruf tekrar hüküm ifade edecektir. Tekrar hüküm ifade eden tasarruf da saklı pay ihlaline sebebiyet verebilir. Burada tenkis için hak düşürücü süreler, iptal kararının kesinleştiği tarihten başlayacaktır. Bir yıllık hak düşürücü sürenin başlayabilmesi için yine saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesi gerekir.

Türk Medeni Kanunu’na göre tenkis iddiası, def’i yolu ile her zaman ileri sürülebilecektir. Tenkis def’i kullanılabilmesi için henüz ifa edilmemiş tasarruflar söz konusu olmalıdır. Saklı payı ölüme bağlı tasarruf ile ihlal edilmiş mirasçı, bu tasarrufun ifa

sı için aleyhine açılan davada tenkis def’ini ileri sürebilir. Böylece saklı payını ihlal eden kısmın ifasından kaçınmış olacaktır. Tenkis def’i saklı mirasçı aleyhine açılan davada açıkça ileri sürülmelidir. 

Vasiyetnamenin İptali ve Tenkis Davası 

Vasiyetnamenin iptali davası, murisin yaptığı vasiyetnamenin geçersiz olduğunun tespitine ilişkindir. Geçersizlik sebebiyle vasiyetnamenin iptali talep edilir. Vasiyetnamenin iptali için sebepler Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesinde düzenlenmiştir. Vasiyetnamenin iptali davası açılabilmesi için kanunda sınırlayıcı sayım benimsenmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesindeki sebepler dışında bir sebebe dayanılarak vasiyetnamenin iptali davası açılamaz.

Vasiyetnamenin iptali davası için Türk Medeni Kanunu’nda,

  • Miras bırakanın tasarruf ehliyetine sahip olmadığı sırada yapmış olması,
  • Miras bırakanın yanılma, aldatma, korkutma, zorlama sonucunda yapmış olması,
  • Tasarrufun içeriği, koşulları ve yüklemelerinin hukuka veya ahlaka aykırı olması,
  • Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılması,

Şeklinde dava sebepleri düzenlenmiştir. 

Vasiyetnamenin iptali için davayı, vasiyet alacaklısı veya mirasçı açabilir. Mirasçının bu davayı açabilmesi için tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunmalıdır. Dava, vasiyetnamenin tamamı veya bir kısmı üzerine açılabilir. 

İptal davası açılması için Türk Medeni Kanunu’nda hak düşürücü süreler hükme bağlanmıştır. Sürenin başlayabilmesi için davacı; tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrenmelidir. Öğrenmeden itibaren bir yıl geçmekle dava açma süresi sona erer. Öğrenme için kanunda üst süre tanınmıştır. İlgili hükme göre her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinden itibaren on ve yirmi yıllık üst süreler öngörülmüştür. Bu süreler; davalı iyiniyetliyse on yıl, iyiniyetli değilse yirmi yıldır.

Tenkis Davası Dilekçe Örneği 

Tenkis Davası açmak için dava dilekçesi ile yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapabilirsiniz. Aşağıda tenkis davası için dilekçe örneği bulunmaktadır. Bu dilekçe örneği kendi özel durumunuza göre düzenleyerek tenkis davası açabilirsiniz.

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI:                     

VEKİLİ:                      

DAVALI:

DAVA KONUSU               : Saklı payı zedeleyen tasarrufun tenkisi.

AÇIKLAMALAR :

1 ) Müvekkilimin babası,  19.05.1965 doğum tarihli …  21.12.22 tarihinde vefat etmiştir. (ek- ölüm belgesi) Murisin yasal mirasçıları şu kişilerdir: … ( ek- mirasçılık belgeleri)

2 ) Muris vefat etmeden önce 15.10.2022 tarihinde Kırklareli 1. Noterliğinde vasiyetname düzenlemiştir. Muris, vasiyetnamesinde Üsküp Dere Köyü 39 Ada 59 Parsel Üsküp Dere/ Kırklareli adresinde kayıtlı gayrimenkuldeki tüm hak ve hisselerini yasal mirasçısı olan …’e bırakmıştır. Murisin tek mal varlığı bu gayrimenkuldür. (ek- murisin vasiyetnamesi, mal döküm belgesi)

3 ) Müvekkilim bulunan mirasçı … bu vasiyetnameden Kırklareli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/… Esas sayılı dosyasının 09.04.2023 tarihinde açılıp okunması üzerine haberdar olmuştur. Dolayısıyla müvekkilim, saklı payının zedelendiğini 09.04.2023 tarihinde öğrenmiştir. 

4 ) Müvekkilim, ekte sunulan murise ait mirasçılık belgesi dayanak olmak üzere saklı pay sahibi mirasçıdır. Yine ekte sunulan vasiyetnamede müvekkilimin saklı payı üzerinde tasarruf edildiği ve bu sebeple saklı payın zedelendiği açıktır. 

İşbu nedenlerle müvekkilimin saklı payının ihlali sebebiyle uğradığı mağduriyetin giderilmesi için sayın mahkemenize başvurmak hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : TMK, HMK ve yasal sair mevzuat.

DELİLLER : 1) Kırklareli 1. Noterliği … murise ait vasiyetname

                       2)Ölüm belgesi

                       3)Müvekkil mirasçılık belgesi.

                       4) Muris mal döküm belgesi 

SONUÇ VE İSTEM :  Müvekkilin zedelenmiş saklı payı oranında tasarrufun tenkisi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. ../../2023

Tenkis Davası Şartları 

Tenkis davası, saklı pay sahibi mirasçıların saklı paylarının ihlali üzerine açılır. Kazandırmaların ihlal edilen oranda indirilmesi talep edilir. Böylece saklı pay ihlalinin ortadan kaldırılması amaçlanır. 

Saklı pay, terekedeki saklı paylı mirasçılara kalması gereken orandır. Miras bırakanın bu pay üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmıştır. 

Saklı paylı mirasçılar, miras bırakanın alt soyu, anne babası ve sağ kalan eşidir. 

Tenkis davasının açılabilmesi için,

  • Miras bırakan tasarruf yetkisinin dışına çıkmış olmalıdır. Bu sebeple saklı paylar ihlal edilmiş olmalıdır. Miras bırakanın tasarruf yetkisi, saklı paylı mirasçıların saklı paylarıyla sınırlandırılmıştır. Miras bırakan bu paylar üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunamayacaktır.
  • Miras bırakanın yaptığı kazandırmalar, hukuken geçerli olmalıdır.
  • Dava, saklı payı ihlal edilen mirasçı veya mirasçılar tarafından açılmalıdır. (istisnai durumlarda mirasçıların alacaklıları da dava açma hakkına sahiptir)
  • Tenkis talebinde bulunan mirasçı, tenkisi istenen kazandırmanın yapıldığı sırada mirasçılık sıfatını haiz bulunmalıdır.
  • Saklı paylı mirasçılar, murisin saklı pay ihlali sebebiyle haklarından yoksun kalmış olmalıdır. 
  • Dava, saklı pay ihlalinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde on yıl içinde açılmış olmalıdır.
  • Dava, muris öldükten sonra açılmalıdır. Muris sağ iken bu dava açılamaz.

Tenkis Davası Yargıtay Kararları 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2009/20501 Esas, 2010/500 Karar sayılı kararında hak düşürücü süreye atıf yapılmıştır. Tenkis davası açılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen hak düşürücü sürelere uyulması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu olayda vasiyetname 15.11.2005 tarihinde açılıp okunmuştur. Dava ise 22.01.2007 tarihinde açılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nda, saklı pay ihlalinin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bir yıllık süre, somut olayda geçirilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2014/18573 Esas, 2014/17920 Karar sayılı kararı, tenkis dava şartlarında yanılgıya düşebilme ihtimaline ilişkin emsal bir karardır. Tenkis davası şartlarında, davanın saklı pay sahibi mirasçılar tarafından açılacağı yer almaktadır. Birden fazla mirasçı varsa bu mirasçıların davaya katılması gerekmez. Saklı payı ihlal edilen mirasçı tek başına bu davayı açabilir. Yargıtay da kararında saklı payı ihlal edilmiş olan mirasçının tek başına dava açabileceğine hükmetmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2014/13925 Esas, 2016/4529 Karar sayılı kararı, tenkis def’inin her zaman ileri sürülebileceğine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 471. maddesine göre tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilecektir. Somut olayda, tenkis davası açılmış ve davalı taraf tenkis def’inde bulunmuştur. Mahkemece, tenkis def’ine ilişkin inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur. Yargıtay, bu sebeple temyiz istemini kabul etmiştir. Tenkis def’i yönünden karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tenkis def’i incelenmeden karar verilmesi sebebiyle bozma kararı vermiştir.

Tenkis Davası Örnek Bilirkişi Raporu

Tenkis davalarında Yargıtay’ın da üzerinde sıklıkla durduğu bir konu, bilirkişi raporlarıdır. Saklı payı ihlal eden kazandırmalarda kazandırmanın konusu taşınmaz mallar olabilir. Tenkise konu kazandırmanın yapıldığı sırada taşınmazın değeri, dava açıldığı sıradaki değer ile aynı olmayabilir. Bu duruma enflasyon, taşınmaz çevresi arazi değerlenmesi, yapılanma gibi nedenler yol açmış olabilir. Böyle bir halde, taşınmazın devredildiği zamanki değerini esas almak hakkaniyete aykırı düşecektir. Bu sebeple taşınmazın günün koşullarındaki değeri belirlenmelidir. Bu belirleme, bilirkişiler tarafından yapılacaktır. 

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2014/ 18756 Esas, 2016/7366 Karar sayılı kararında bilirkişi raporlarına verilen önemi ayrıca belirtilmiştir. Somut olayda yapılan araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığından bahsedilmiştir. Özellikle tercih tarihine göre değil miras bırakanın ölüm tarihine göre değer belirlemesi yapılmasının hatalı belirleme olduğuna hükmedilmiştir.  Bu şekilde hatalı değerleme ile davanın karara bağlanmasının isabetli olmaması sebebiyle karar bozulmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/ 8652 Esas, 2017/ 2554 Karar sayılı kararı da bilirkişi incelemelerinin önemine ilişkin emsal karar niteliği taşır. Yargıtay somut olayda bilirkişi incelemesindeki eksik görülen hususların bilirkişiye tamamlatılabileceğine değinmiştir. Ayrıca bilirkişiden açıklama yapmasının istenmesi gibi imkanların varlığına da işaret etmiştir. Gerçeğin aydınlatılması için gerekirse ikinci kez bilirkişi görevlendirilebilecektir. Böylece ikinci inceleme yapılabilecektir. Somut olayda, üç kez bilirkişi incelemesi istenmiştir.

Mahkemece üçüncü kez bilirkişi raporu istenmesine rağmen ikinci bilirkişi raporuna göre hüküm kurmuştur. Yargıtay böyle bir dayanakla hükmün kurulamayacağını belirtmiştir. Böyle bir durumda dosya, önceki bilirkişiler dışındaki üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmelidir. Dolayısıyla bilirkişi raporları, tenkis davasında değer belirlemede önem arz etmektedir. Bu sebeple raporlar titizlikle düzenlenmeli, hatalı değer hesaplamaları sebebiyle olası hak kayıplarının önüne geçilmelidir.

Tenkis Davası Zamanaşımı Başlangıcı 

Tenkis davası açılması için uyulması gereken süreler, Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre, tenkis davası açılmasında süreler öğrenme tarihinden itibaren başlayacaktır. Öğrenilmesi gereken durum, saklı payın zedelenmiş olmasıdır. Saklı paydaki zedelenmeyi, saklı payı ihlal edilmiş mirasçı öğrenmiş olmalıdır. Saklı payı zedelenen mirasçının, zedelenmeyi öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık süre işlemeye başlayacaktır. 

Her durumda, mirasçının ihlali öğrenmesi ve bundan itibaren bir yıl geçmesi beklenemez. Bu olağan hayat akışına ve hukuk düzenine aykırı bir durumdur. Aksi takdirde kazandırmalar, belirli bir süreye tabi olmadan her an öğrenilebilir ve iptal edilebilir olacaktır. Bu sebeple kanunda on yıllık üst süre öngörülmüştür. Öngörülen on yıllık süre vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinden başlayacaktır. 

Murisin yaptığı kazandırmalardan birinin geçerlilik kazanması diğerinin iptal edilmesine bağlanmış olabilir. Yeni yürürlük kazanan tasarrufun da saklı payı ihlal etmesi mümkündür. Söz konusu tasarrufun iptal edilmesi ve öncekinin yürürlüğe girmesiyle ihlal öğrenilmiş olacaktır. Bu sebeple Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen süreler, iptal kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayacaktır. 

Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen süreler, hak düşürücü niteliktedir. Bu sürelerin geçirilmesiyle taraflar haklarını kaybedecektir. Sürelerin hak düşürücü nitelikte olması sebebiyle hakim, sürelere uyulup uyulmadığını kendiliğinden dikkate alabilecektir.

Tenkis Davasını Kimler Açabilir?

Tenkis davasını kimlerin açabileceği Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’na göre saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar tenkis davasını açabilecektir. Genel kural bu şekilde olmakla beraber istisnai durumlarda mirasçının alacaklılarına da dava hakkı tanınmıştır.

Türk Medeni Kanunu’nun 562. maddesinde, mirasçıların alacaklılarının hakları düzenlenmiştir. İlgili hükme göre belirli şartların varlığı halinde mirasçıların alacaklıları tenkis davası açabilecektir. Alacaklılar, alacaklarının elde edilmesi için gereken oranda dava açabilirler. Alacaklılar, tenkis davasını mirasçıya tanınan süre içerisinde açmış olmalıdırlar. Mirasçı alacaklılarının tenkis davası açabilmesi için,

  • Davayı iflas dairesi açacaksa saklı payı zedelenen mirasçı iflas etmiş olmalıdır.
  • Davayı iflas dairesi dışındaki alacaklılar açacaksa miras geçtiği tarihte, ellerinde ödemeden aciz belgesi bulunmalıdır.
  • İflas dairesi veya ellerinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, mirasçıya ihtar çekmelidir. 
  • İflas dairesi veya diğer alacaklıların ihtarına rağmen mirasçı tenkis davası açmamış olmalıdır.

Mirasçının mirasçılıktan çıkarılması durumunda da iflas dairesi veya diğer alacaklılar tenkis davası açma hakkına sahip olabilir. Bunun için mirasçı, mirastan çıkarılması tasarrufuna itiraz etmemiş olmalıdır. Mirasçının mirastan çıkarılmaya itiraz etmemesi durumunda açılacak tenkis davası da yukarıda belirtilen şartlara tabidir.

Tenkis Davasında İspat Yükü

İspat yükü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre ispat yükü kural olarak iddia edilen vakıanın hukuki sonucundan lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspat edilememesi sonucunda ortaya çıkan risk, ispat yükü olan tarafa aittir. İspat yükü aynı zamanda Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’na göre taraflar hakkını dayandırdığı olguları ispat etmekle yükümlüdür.

Tenkis davasındaki ispat yükü davacıda olacaktır. Bunun sebebi tenkis işleminden lehine hak kazanan tarafın davacı olmasıdır. Saklı payları ihlal edilen mirasçılar, ihlal eden tasarrufun kanuni düzeye indirilmesini talep edecektir. Dava sonunda saklı paylarının ihlalinin ortadan kaldırılmış olması amaçlanır. Bu sebeple davadaki ispat yükü davacı üzerindedir.

Davacı, murisin tasarruf yetkisinin sınırlarını aşması sebebiyle saklı payının ihlal edildiğini ispatlamalıdır. Murisin yetki aşması sebebiyle ihlal meydana gelmelidir. İki durum arasında illiyet bağı bulunmalıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 565. maddesinde tenkise tabi olan sağlar arası kazandırmalar düzenlenmiştir. Bu kazandırmalardan biri, saklı pay kurallarını etkisizleştirme amacının açık olduğu kazandırmalardır. Burada miras bırakanın saklı pay kurallarını etkisizleştirme kastı bulunduğunu davacı ispat edecektir. Yargıtay, kararlarında bu kastın açıkça belli olması gerektiğini, ispat edilmezse tenkis davasının reddedileceğini belirtmiştir.

Tenkis Davası Kime Karşı Açılır?

Tenkis davası, miras bırakanın saklı pay ihlal eden kazandırmayı yaptığı kişilere karşı açılır. Miras bırakanın kazandırma yaptığı kişiler üçüncü kişiler ya da saklı pay sahibi mirasçı olabilir. Murisin kazandırma yaptığı kişiler ölmüş olabilir. Bu durumda tenkis davası, kazandırma yapılanın mirasçılarına karşı açılır.

Saklı payı ihlal eden kazandırma, birden fazla farklı kişiye yapılmış olabilir. Böyle bir durumda kazandırmanın yapıldığı herkese dava açılması zorunluluğu yoktur. Davacı kime dava açacağına karar verebilir. Davacı birden fazla kişiye dava açmaya karar vermiş olabilir. Bu durumda dava açılan herkes davalı tarafta yer alacaktır. Davacı, kazandırma yapılan herkesi dava etmeyebilir. Böyle bir durum davacı aleyhine risk yaratır. Bunun sebebi tenkis işleminin belirli sıra kurallarına göre yapılmasıdır. Tenkisteki sıra sebebiyle belirli bir kişiye dava açan davacının aleyhine sonuçlar doğabilir.

Tenkis davası istisnai olarak kazandırma konusunun devredildiği üçüncü kişilere karşı açılabilir. Miras bırakan, saklı pay kurallarını etkisizleştirmek için tasarrufta bulunur. Bu tasarruftan yararlanan kişi, saklı pay sahibi mirasçıları haklarından yoksun bırakmak için tasarruf konusunu üçüncü kişiye temlik eder. Temlik eden kişi bu temliki miras bırakanın bilgi ve talimatı dışında yapar. Temlik ettiği kişi de durumu biliyordur. Bu şartların gerçekleşmesi halinde saklı pay sahibi mirasçı, bu kötü niyetli kişilere karşı tenkis davasını açabilir.

“Tenkis Davası” üzerine bir yorum

Yorum yapın